Avrupa Birliği, küresel internet trafiğinin görünmez omurgası olan denizaltı veri kablolarını korumak ve çeşitlendirmek için yeni bir stratejik adım atacağı öğrenildi. Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Bağlantı Tesisi (CEF) Dijital Programı’nda yaptığı güncelleme ileKıbrıs’ı Avrupa’nın dijital güvenlik haritasında merkezi bir konuma taşıyacağı belirlendi.
Yeni planlama kapsamında, denizaltı telekomünikasyon altyapısının güçlendirilmesi için 347 milyon avroluk bir bütçe ayrıldı.Sektöre yakın uzmanlar tarafından bu kaynağın, özellikle Doğu Akdeniz ve Trans-Akdeniz güzergâhlarında kritik öneme sahip projelere yönlendirileceği ifade edildi.
Komisyonun ortaya koyduğu yol haritası, Kıbrıs’tan başlayarak Yunanistan ve Türkiye’ye uzanan, buradan da Karadeniz hattı üzerinden Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’ya bağlanan yeni bir denizaltı veri sistemini öngörüyor. Planlanan altyapının temelini, “feston ağı” olarak adlandırılan özel bir kablo mimarisi oluşturuyor. Bu yapı, karasal geçişlere bağımlı olmayan; kıyı şeridi boyunca ilerleyen ve birden fazla bağlantı noktasını tek bir sistem içinde birleştiren bir model olarak tanımlanıyor.
Hazırlanan teknik değerlendirme raporunda, mevcut denizaltı kablo projelerinin Doğu Akdeniz’den Güney Kafkasya’ya uzanan geniş coğrafyanın artan veri ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığı açıkça ifade ediliyor. Rapora göre, AB’nin siber güvenlik kriterlerine uygun iki yeni denizaltı kablosunun inşasının maliyeti yaklaşık 334 milyon avro olarak hesaplanıyor.
Öte yandan Komisyon, planlanan yatırımların tüm riskleri ortadan kaldırmayacağına da dikkat çekiyor. Veri akışının hâlen sınırlı sayıda deniz geçiş noktasında yoğunlaşması, özellikle Kızıldeniz ve çevresindeki boğazlarda altyapının kırılganlığını koruduğunu gösteriyor. Bu durum, denizaltı kablolarının yalnızca teknik değil, jeopolitik ve güvenlik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, Kıbrıs’ın yeni dijital haritadaki rolü, adayı yalnızca bir geçiş noktası değil, Avrupa’nın dijital egemenliğini destekleyen stratejik bir merkez haline getiriyor. Artan siber tehditler ve bölgesel gerilimler düşünüldüğünde, Akdeniz’in altından geçen bu hatlar, Avrupa’nın dijital geleceğinde belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.